Tanzimat Roman ve Hikaye Genel Özellikleri
Roman, Şemsettin Sami ile başlamış, Ahmet Mithat'la gelişmiştir.
Tanzimat devri romanlarının bir kısmı geniş kitlelere (A. Mithat, Şemsettin Sami vs.) bir kısmı aydınlara (N. Kemal, Recaizâde Ekrem, Samipaşazade Sezai) hitap eden romancı ve hikayecilerdir.
Esirlik, aşırı Batı hayranlığı (züppelik), görmeden evlenmenin fenalıkları, kötü kadınlarla düşüp kalkmanın ailede ve karakterlerde meydana getirdiği yıkımlar gibi o devre ait sosyal hâdiseler bu roman ve hikâyelerin çoğunda esas tema alınmıştır.
Devrin roman ve hikâyelerinde Romantik akım benimsenmiş bulunmaktadır. Yalnız Sami Paşazade ve Nâbizâde gibi son Tanzimatçılarda ve A. Mithat'ın bazı eserlerinde; yine romantizmle karışık olarak realizm etkileri görülür.
Tanzimatçılar, şiirde ve tiyatroda olduğu gibi roman ve hikâyelerde de, toplumu yükseltme, uyarma ve kalkındırma davasını ön safa almışlar, güzellik ve sanat değerini geri plâna atmışlardır. Bunun için sık sık olayın gidişine müdahale etmiş; romanın akışı arasına bilgiler, mülâhazalar karıştırmış; kişi, aile ve kurumları ıslâh edici, eğitici telkinlerde bulunmuş; kahramanlarının kimisine sevgi, kimisine nefret göstermiş; ilim, ahlâk, din, fazilet, medeniyet vaizliği yapmışlardır.
Konular günlükyaşamdan veya tarihten alınmıştır.
Duygusal ve acıklı konular, rastlantı aşkları ön plandadır.
Bireyi eğitme, toplumu düzeltme amacı güdülmüştür.
Gözleme yer verilmiş, gerçekçi bir bakış açısı sergilenmiştir.
Anadolu ihmal edilmiş, İstanbul ve çevresi işlenmiştir.


